« Önceki |

18/6/2007

baran hamakta (03.06.2007)

çok manalı bakarım...   çeneme dikkat lütfen, neye bakıyosam? ağzım sulanmış he he :))

 

 

2/6/2007

Veee işteee karşınızdaaa nişanlım AYLİNNN

Üzgünüm kızlar, doluyum ben... ne yapalım annemler böyke bi halt yemiş.. Allah'tan güzel yani... benimle oynuyo, parka geliyo, spiderman leri konuşturuyo, oyuncak veriyo, meyva suyu veriyo, bisküvi-çukulata veriyo,.. daha ne isterim ki.. bi altımı değiştirmedi  şimdilik... o da yakındır...  

askım, görüsüvüz...   

 

2/6/2007

Burak Baran ve Dayısı Burakcan

Insanlari sevmenin tek yolu vardir ve o da onlari oldugu gibi sevmektir. Ve guzellikte buradadir: Onlari oldugu gibi sevdiginde onlar degisirler. Sana gore degil; onlar kendi gerceklerine gore degisirler.
Onlari sevdiginde onlar donusum yasarlar. Degismezler, donusurler. onlar yeni olurlar, onlar varligin yeni yuksekliklerine erisirler. Ancak bu onlarin varliklarinda gerceklesir ve bu onlarin kendi dogasina gore olur.

Insanlarin dogal olmalari icin yardim et, insanlara ozgur olmalari icin yardim et, insanlara kendileri olmalari icin yardim et.
Ve asla hic kimseye guc uygulamaya, itip kakmaya ve hukmetmeye calisma. Bunlar egonun yontemleridir.

OSHO

2/6/2007

ANNE OLMAK!!!

Kaynak: Anonim

 

EĞER BEN ANNE OLMASAYDIM...

   

Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bilmeyecektim.

Hamileliğim esnasında 80'li kilolara kadar çıkıp kendi çapımda ilk defa bir alanda rekorumu kıramayacaktım.

O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının bu kadar değerli olabileceğini öğrenemeyecektim.

Kan yapsın diye danadili haşlayıp üzerine yumurta kırıp ağzının tadına da uysun diye çikolatalı pudingle karıştırmak gibi yaratıcılığın sınırlarını zorlayan tarifler keşfedemeyecektim hiç. <******>

Su almak için elimde kumanda ile buzdolabını açtığımda kumandayı buzdolabına koyacak kadar ya da evden çıkarken telsiz telefonu çantama atacak kadar kendimden geçmeyecektim.
Birinin canı yandığında ötekinin bu acıyı hissedebilmesinin sadece ikiz kardeşlerde olduğunu sanacaktım.

Sabahın köründe gözü kapalı mutfağa kadar gidip, süt ısıtıp yine gözü kapalı dönme yeteneğini kazanamayacaktım.

Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak için insanüstü bir uğraşa asla girmeyecektim.

Bir insanın gaz çıkarması beni bu kadar mutlu edemeyecekti.

Büyüdüğünde arkadaşlarınla birlikte partilerde Süper Anne olarak eğlenmeyi hayal edemeyecektim.

Babanla belki daha az kavga edecek ama sevginin evlat denilen başka bir boyutuna giremeyecektik.

Sevginin böylesine karşılıksız olanını hiç tadamayacaktım.

Telaşsız sevişmenin hayalini kuramayacaktım.

Annemi bu kadar çok sevdiğimi anlamayacaktım.

Annesinden zorla ayırdılar diye "Uçan Fil Dumbo!" çizgi filminde böğürerek ağlamayacaktım.
Geceleri kesintisiz uyuyacak, hafta sonunda sabahları istediğim saatte kalkacaktım ama uyandığımda yanağıma konmuş minik ellerin sıcaklığı ısıtmayacaktı yüreğimi.

Çantamda sürekli bisküvi, ıslak mendil, bir adet oyuncak, düşer bir yerin kanar diye ayıcıklı yara bandı taşımayacaktım.

Acıyı geçiren öpücüğün gücüne inanmayacaktım.

38,5 derece ateş beni de yakıp kavurmayacaktı.

Yağmur sonrası çamurlu sularda zıplamanın keyfine varamayacak, sen bir lokma daha fazla yiyesin diye kalabalığın ortasında kafamda peçete dansı yapmayacaktım.

Sen olmasaydın eğer yaşamın karmaşıklığını unutup tekrar basit yaşamayı öğrenemeyecektim.

Sen olmasaydın eğer ben asla "anne" olmayacaktım.

Bir çocuk doğduğu anda, bir anne doğarmış... Bu lafın doğruluğuna inanmayacaktım!

<******>

 

18/5/2007

14.Mayıs.2007 / Vee saçımızın son modeli. Bu sefer ben de gittim